3 Aralık 2009 Perşembe

Love humans, love animals

An Observation Regarding Evolution
And Inter-Species Similarities



procrastination
and mastication
have no relation

except when he and she cows
start moving their maws

which behavior is understandable
and sometimes admirable
even for the progeny of Adam, Cain and Abel



Not at all related :-), but upon popular request :

You are invited to view Eser's photo album: Ceylan & Christian's Marriage

Ceylan & Christian's Marriage
Nov 7, 2009by Eser
View Album Play slideshow
If you are having problems viewing this email, copy and paste the following into your browser:http://picasaweb.google.co.uk/lh/sredir?uname=eser.celebiler&target=ALBUM&id=5406202249724459649&authkey=Gv1sRgCPis9LH4ybbspwE&feat=email

21 Kasım 2009 Cumartesi

Ceylan-Christian wedding photo


And the dance of life begins.
Another couple,
Another dance,
Another love.
See it in their eyes,
Read it in their minds,
And feel it in their hearts.

Read at My Younger Daughter's Wedding

TO CEYLAN & CHRISTIAN

Two Pearls
Each precious
Together more precious

Protected with tears and laughter
Cultivated with love
Then urged to fly

Now their turn to love
To be precious
To each other

To protect
Themselves
And theirs

And share
Each other
With themselves
And theirs

And we
Not so distant
To feel
To enjoy

8 Ağustos 2009 Cumartesi

Sanity Clause (by Chicco Marx)

VOICES OF SILENCE

The voices beset you
You wish you did not know the words
The words that the voices use
The words that come over the ether
Of the mind

The mindless have their own voices
Maybe not very different from yours
Voices do not tell everyone the same things
They do not whip the same urges.
Is it because you are different?
Is it because you are where you are?
You and the people, and the ether and your container

Who is the master?
Who’s in the you?

6 Ağustos 2009 Perşembe

Sıralı Yaşamlardan

POLAROİD HAYATLAR



Işık kırılmalarının yaşamları şekillendirdiği çok küçük yaşlarda, belki de renk algılamalarından once fark edilir. Şekli şemayili değişen amca, teyze ve olmayan akrabalar göz merceklerinde (kendilerinin ve gözlemleyen çocuğun) kırılan ışınlarla görüldüklerinde isteğe gore (kimin?) sempatik veya korkunç olabilirler.

Işık kırılmalarına dikkat eden adam da, aynaya bakmasa bile değişebileceğine, değişiklik kazanabileceğine inanır.

Gerçek, ışınlarda ve kırılmalarında değil, insandadır. Işıklar kırılır, insan kırılmaz. “Çekilen Polaroid, kalitesiz resim yaşamın resmidir,kişinin olduğu kadar,” derdik çok yıllar önce.
Şimdi ise Polaroid hayatların yerini photoshop hayatlar aldı. Ama ışınlar hala kendi başlarına kırılırlar. İnsanlar da kırıldıklarını sanarlar, ekran estetiğinin vücüt estetiği ile yoğun rekabetinin yaşadığı yirmibirinci yüzyılda.

Ahmet C. Çelebiler
Ağustos, 2009

22 Haziran 2009 Pazartesi

Eskinin yeniyi görüşü (ön yargılı)

ESKİLERİN YENİSİ



Yeniler yenileri bilirler. Yeni mekanları, yeni zamanları, yeni yazanları uzaktan, yakından bilirler. Seçim olduğunu algıladıklarında da tercih ederler. Eskileri beğenmeyeceklerinde kararlıdırlar. Onların en fazla da eskiliklerini sevmezler.

Çok yakından tanıdığım çocuğun biri, daha dört yaşındayken, onu öpmeğe kalkışan yaşlı akrabasına, “Annem yaşlıları öpmeme izin vermiyor,” demişti.
Şimdi, pek beğenmese bile sevdiği birkaç yaşlı var, otuzlarına yaklaşırken. Öpmek ise domuz veya kuş gribi ve Kırım*Kongo Kanlı Ateşi gibi hastalıkları bulaştırabilecek her tür kene ve benzeri mahlukata rağmen, belki de anne iznine artık tabi olmadığından, günümüzün kaçınılamaz güncel gerçeklerinden.

Yenileri bazen kandırmak için eskiler yeni cilt ve sayfalarda sunulurlar, eskimiş plak cızırtılarının giderildiğini sananlar tarafından otuzüçlük plağı yeni icat sanan gençlere. Bütün Shakespeare piyeslerinin Londra’da 20 yıldır artık çok genç olmayan Amerikalılar tarafından seyircilere bir saat kırkbeş dakikada sunulduğu gibi. Veya, bazı eskiler, dünya ve Türk edebiyatının en büyük ve tanınmışları olarak sakallı, bıyıklı uzmanlar tarafından seçilerek yüz sayı ile sınırlanırlar. bir şekilde. Bazen mahkeme kararı, bazen sınav sistemi kararı ile zorunlu okunmalarının yararları tanrı ile seçici arasında kalmak üzere, sunulurlar. Vakitlerini taba olmanın alışkanlıkları ile okumamak için özür üretmeye çalışan ülkemiz gençleri de, "Hocam bu listeyi mi okumamızı ve ezberlememizi istiyorsunuz?" diye sorarlar.

Yıllarını listelerle geçiren bazılarımız da, içimizden, “Ah, bir genç olabilsek,” diyerek, “Ben eski değilim!” diye bağırırız, sıkça, cılız, titrek, fakat kültürlü, deneyimli, bilgili, ama gene titrek, duyulmayan, duyulduğunda dinlenmeyen seslerimizle.

Haziran, 2009

4 Mayıs 2009 Pazartesi

SİGORTA

SİGORTA SİGORTADIR




Yani iyi niyet, yani dayanışma, yani paylaşma, yani kazalar, ani beklenmedik olaylar, afetler ve risk transferidir.

Hani vardır ya şu meşhur 5N 1K, alın onu, biraz hukuk, biraz finans, biraz muhasebe, organizasyon, prosedür, ve en önemlisi ahlakla mücverleyin. Sadece, daha önceki paragrafda özetlenen kural ve kavramları kullanmak şart.


Öyle de, bu mücveri kim yapar, kim menüye koyar, kim yer?

Yapanlar ve menülerine koyanlar para kazanmak isteyenlerdir.

Yiyenler ise para kaybetmek istemeyenler.

İşte bu yüzden sosyal tabiatın bir harikasıdır şu sigorta.

Hem para kazanmak isteyene kazandırır hem de kaybetmek istemeyeni geceleri rahat uyutur. Üç-beş kuruş verip kendini huzurlu, binlerce aileyi geçindirerek çok insanı mutlu kılarsın.


Ahmet Cafer Çelebiler

4 Nisan 2009 Cumartesi

Albay Enistenin Emireri, Beylerbeyi, Istanbul

DİKDAKA (Mustafa Özkan)


Çocuklar ile yaşlılar kanıksar en üzücü olayları. Mevsimler yaşlandıkça çöken hüzün ise iki insan türünde de hissedilir.

Altmış gibi yıl önceki harman yerinin tozunu, Süleyman Ağanın korkusunu, Haşim Paşaların oradaki futbol sahasını ve bir gün yok olan Yavuz’u daha çok anımsıyorum şimdi; çok da beğenmediğim o hisleri istemeden hissederek.

Her şey, her yer değişti. Dikdaka, bana belki de okuma zevkini aşılamakta amcamdan daha etkili, kadife sesli, hep gülen yüzünde mahzun bakışları olan Dikdaka, o günleri her günlere taşıyor. Şimdi seksen yaşlarına yakın olmalı. Son görüştüğümüzde eski günlerden bahsetmedik. Onun gözündeki çocuğun eski günleri olurmuymuş? Yeni günleri de azalan iki adam oturup sevgiyle bakıştık sadece.



Ahmet C. Çelebiler

Eylül, 2006

23 Mart 2009 Pazartesi

DUŞLER VE GÖRÜŞLER/dreams and perception

Bu blogdaki yazılar ve diğerleri ile kitabım basıldı. My book is finally published

"DÜŞLER VE GÖRÜŞLER" "DREAMS AND PERCEPTION"

D&R, Homer ve internet sitelerinde satılıyor. Sold at D&R, Homer and online

186 sayfa, 115 gm. kuşe kağıt. 186 pages, 115 gram paper
ciltli ve ceketli, 23x23 sm. hardcover with jacket

her yazının karşısında fotoğraf, karikatür veya çizim veya açıklama(?) var

yeni yazılardan gene blogda yayınlayacagım. Kıtap yayınlaması biraz uzun surdu.
Nisan içinde yeni yazılar elden geçirilmiş olacak.